Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

11000 Mesaj 1428 Konu- Gönderen: 388 Üye - Son üye: kadirgile

19.Ekim.2019 Cumartesi, 20:45
Narlim.comSon Mesajlar
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : 22.Nisan.2015 Çarşamba, 11:15 
Başlatan t.onur - Son mesaj Gönderen: t.onur
 Sad Cool Angry

 2 
 : 5.Mayıs.2014 Pazartesi, 20:00 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: ali erdil
2013-2014 süperlig şampiyonu FENERBAHÇE miz,... laugh

Tüm Fenerbahçeli dostlarımı kutlarım....


 3 
 : 12.Nisan.2013 Cuma, 00:46 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: ali erdil
UEFA Avrupa Ligi çeyrek final rövanş maçında İtalya'nın Lazio takımı ile temsilcimiz Fenerbahçe, Roma Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya geldi. Geçtiğimiz hafta İstanbul'da oynanan ilk maçı 2-0 kazanan Fenerbahçe, deplasmanda berabere kalarak yarı finale yükseldi: 1-1   Good




 4 
 : 23.Ocak.2013 Çarşamba, 23:34 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: eshki
Teşekkürler Ali abi. Ben bile unutmuşum siteyi Smiley

 5 
 : 11.Ocak.2013 Cuma, 00:14 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: ali erdil
Facebook dan sonra unutulan, aslında  nice anıların paylaşıldığı bu sitenin kurucularından ve fazlaca emeği geçen kardeşim VOLKAN....... Doğum günün kutlu olsun.......))

 6 
 : 18.Ağustos.2012 Cumartesi, 10:15 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: ali erdil
Tüm Narlısever kardeşlerimin ve sayfa üyelerinin bayramını kutlar, mutluluklar dilerim,....

 7 
 : 13.Şubat.2012 Pazartesi, 18:16 
Başlatan Ustura - Son mesaj Gönderen: Ustura


Göz gözü görmüyor çamların arasından…
Beyaz üzerine yuvalanmış, sarıp sarmalamış
Yuvalanmış kuşlar, sevdalara kanat çırpıyor.
Yazı beklemek  özlemleri, sıcak günleri…


Sevdaların üzerine ne karlar yağdı kim bilir!
Kaç kış,kaç yaz beklendi birbiri ardına…
Sevgiden sarınmış gönüller kaç bahar yalnızdı;
Özlemleri hiç bu kadar kısa olmamıştı.


Sevmek, yaşamak, sevilmek soluk almak…
Ne kışın üzerinde kar, ne beklemek yazları…
Sevdalara kanat çırpan kuşların özgürlüğünde
Hep bir gözyaşı vardı; kimi sevinmek, kimi acı!

Namık Kemal ÜLKÜ
Ocak / 2008
 

 8 
 : 8.Aralık.2011 Perşembe, 10:57 
Başlatan Ustura - Son mesaj Gönderen: Ustura
Temas Muhakkak

Göz kapaklarından süzülen ışık aralığında görebildikleri, sarı yaprakların yağmurun yağışı ile

tek tek dökülüşüydü.

Ne kadar zaman olduğunu bilmiyordu. Arabanın sürücü koltuğunu arkaya yaslamış, saatlerce donuk

donuk bakıyordu yaşama…

Yaşama bakışının; sadece göz kapaklarının arasından görünen yüzünün olmasını, yalnızca bununla

sınırlı kalmasını ne çok isterdi.

Yağmurun yağması yeni yeni duruyordu, ama arabasını park ettiği ağacın altında,  her yağmur

damlası ile düşen yapraklar, usul usul dökülmeye devam ediyordu.

Tükenişin bile son bir günü vardı. Küçücük umutlar kalmamıştı. Geriye dönüp baktığı zaman

bıraktıklarının sevgiden öte hiçbir izi kalmamıştı.

Yaşamının bir insanın varlığı ile bütünleşmesi ne kaçınılmaz ve tanımlanamaz olmasını anlamaya

çalışmak çok boştu…

Yıllar önce karşılaştıklarında düşlediği tanımsız duyguların büyüsüne kapılmıştı. Nasıl

yaşayacağını bilmeden o an’ı yakalamış, uzun uzun o anların mutluluğunda her şeyi

konuşmuşlardı, her şeyi düşünüp planlamışlardı…

Sevgilerinin en yoğun anlarında, sabırla birbirlerini beklemişlerdi.Beraberliklerin in artık

gün ışığına çıkmasına, herkesçe bilinmesine karar vermişlerdi.

Aileler bir araya gelmiş, ufak tefek sorunlar olsa da o kadar büyük nedenler değildi, birlikte

olmalarını engelleyecek… Karar verilmişti;iki genç insan, tüm yakınlarının toplanmasıyla

nişanlanmışlardı.

Güzel günlerdi diye düşünüyordu.

Yaprakların arabanın kaportasına düşerken çıkardığı seslerle irkiliyor, iyice kapanmakta olan

göz kapaklarının arasından yaprakları izlemeye devam ediyordu. Yağmur yeniden başlamışdı,

yapraklar birer birer iyice aracın üstünü örtmeye devam ediyordu. Sarı geniş yaprakların ön

cam üzerine vurup tek tek yükselişini izliyordu.

Evlenmeleri için, genç adamın askerliğini yapmasına karar verilmişti. Sayılı gün çabuk geçer

diyorlardı. Bir an önce gider gelirdi. Zamana ihtiyaç vardı; zaman,  hep zaman gerekiyordu...

Askerliğinin ilk dönemlerinde aynı şehirde oluşu ne sevindirici olmuştu. Her hafta sonu güzel

şeyler hazırlıyor, evci çıktığı zaman yeniden yeni düşler, yeni planlar yaparak, yaşamın akışı

içinde, sevinçlerine sevinç katıyorlardı...

Bir gün Güney Doğu’ya gönderiliyor haberi, yaşadığı ilk hüzün olmuştu.” Neden böyle

düşünüyorsun?..” diyorlardı. “ Bak dört ay ne çabuk geçti, bu günler de geçer...” Ama özlemek;

yüreğindeki sevinçleri göz yaşlarına ve tutamadığı ayrılık günlerini dayanılmaz bir hale

dönüştürüyordu...

Yapraklar; iyiden iyiye ön camın üst kısımlarına doğru yükselmiş, göz kapaklarında belli

belirsiz sızan ışığı, iyice saklar hale gelmişti. Yüreği iyiden iyiye durgunlaşmış; aklını

zorladığı anlarda düşünebildiği bir tek sözcük, yaprakların şekileri arasında pırıl pırıl

parlar hale gelmişti,” Temas Muhakkak!..”

Sık sık mektuplaşıyorlar ve her mektupta – yaşadığı olayları anlatırken – “ görüşmek üzere “

diyordu,

“ ama bir tanem asla unutma temas muhakkak!..”

Mektuplar mektupları, günler günleri kovaladı... Özlemin, yüreğine çizgi çizgi işlediği

mektuplar, acı bir haberi taşıyordu...

 Genç adam bir operasyon sırasında sağlanan sıcak temasta şehit düşmüştü.

Haberi aldığı sırada işe gitmeye hazırlanıyordu. Hiçbir tepki vermeden arabasına binmiş,

hiçbir şey söylemeden çekip gitmişti...

Yağmurun yağışı ile başlayan bu hikayeyi herkes birbirine anlatıyordu...

Onu buldukları zaman, sarı yapraklar neredeyse arabanın her yerini kapatmıştı.

Arabanın buğulu camlarında parmak uçlarından geriye kalan, meraklı bakışlar arasından bir iki

sözcük okunuyordu.

” Temas Muhakkak.”


Yazan: Namık Kemal ÜLKÜ
            Bilinmeyen bir zamandan

 9 
 : 26.Eylül.2011 Pazartesi, 09:26 
Başlatan Ustura - Son mesaj Gönderen: Ustura
Sevda mı ?

Yaraladı beni gözlerinin yeşili
Sessizliğin de ne güzel
ve duru
Akşamların sırrına kattığın
bir çift göz
Sevda mı
sevişmelerimizden sonra
bende kalan
Bulutların arasından
süzülürken ışıklar
Yeşil yeşil kalan
bendeki bir çift göz

Namık Kemal ÜLKÜ
Eylül / 2007
 

 10 
 : 22.Eylül.2011 Perşembe, 13:53 
Başlatan ali erdil - Son mesaj Gönderen: ali erdil
G.Saraylılar'da F.Bahçe kompleksi bitmez....Spor yazarı Hıncal Uluç, bugünkü köşesinde Galatasaraylı taraftarları kızdıracak bir yazı yazdı,...Galatasaray tribünlerine yıllardır şaşarım ve yazarım.. Aslında bizim evde de durum pek farklı değil ya..

Galatasaray, bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük futbol başarılarına ulaşmış kulübüdür. İki Alman, iki İtalyan, iki İngiliz, iki İspanyol Şampiyonunu geçerek ulaşılan Avrupa ve Süper Kupa Şampiyonluk kupaları, bu kulübün müzesinde durmaktadır. Bu başarının yanına yaklaşan Türk Futbol Takımı yoktur.

Ama Galatasaraylılar'da Fenerbahçe kompleksi bitmez.. Çatladıkapısporla oynarlar.. Takım galip duruma geçer geçmez, Fener'e sövmeye başlarlar, korolar halinde..

Fener akıllarından çıkmaz..

Nedir bu aşağılık kompleksinin sebebi, anlamam.. Anlamazdım.. Ama galiba artık gözümüze soktular..

Galatasaray, yepyeni bir yönetim, yepyeni bir hoca, yepyeni bir takımla, yepyeni bir statta sezonun ilk maçını yaptı ve dolduramadı.. Arena'da 15 bin boş yer vardı..

Cezalı, geleceği karanlık, tarihinin en bunalımlı günlerini geçiren Fenerbahçe'nin stadı ise, salı gecesi, bir festival, bayram yerini andırıyordu.

Ama gördüğüm manzaraya bayıldım.. Hemen hepsi Fener forması giymiş, ya da en azından kaşkolu bağlamış 41 bin kadın ve çocuk, stadın içinde, içeri girmesi yasak binlerce erkek de, çevreleyen sokaklardaydı. Evlerinde TV başında maçı izlemek yerine, stadın etrafında toplanıp, maç boyu tezahüratlarını içeride duyurarak, futbolcularına "Sizi asla yalnız bırakmayacağız" demenin bundan güzel ifadesi olur mu?.

Fenerbahçe Stadı'nın iki haftadır dışında görünen kalabalığı, Galatasaray yıllardır içerde bulamadı.

İçerdeki güzellik, coşku ise anlatılmaz.. Tarihi bir manzaraydı..

Özellikle bu Fener'in en kara yılı gösterdi ki, en kara gün dostu, en tutkun, en sahiplenen taraftar Fenerbahçe'dedir..

Galatasaraylılar, kıskanmasın, gıpta etmesin, komplekslere düşmesin de ne yapsınlar?.

Ne yapacaklarını biliyorum. Her zaman yaptıklarını..

Şimdi de bana sövecekler!..

Sövmek kulübü büyütmüyor, küçültüyor oysa..

galatasaray, fenerbahçe, kompleks, hıncal uluç

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Theme orange-lt created by panic